Firma Ara

20.03.2010  Cumartesi
Zeytinburnu'nda neler var?







Son Eklenen Firmalar
 

Muayenehane

Bu kategoride 11 kart bulunmaktadır
Muayenehane Hakkında Haberler

Dermakozmetik alanında kalitesine en çok güvenilen marka BIOXCIN!

Saç dökülmelerine karşı bitkisel çözüm sunan BIOXCIN, dermakozmetik alanında “TÜKETİCİ 2010 KALİTE ÖDÜLÜ”nü kazandı.

B’IOTA Laboratuvarları’nın BIOXCIN markası, Tüketici Akademisi tarafından gerçekleştirilen “Markaların Tüketici Üzerindeki Etkileri" konulu araştırma sonucunda “TÜKETİCİ 2010 KALİTE ÖDÜLÜ”nü almaya hak kazandı. 15 Mart 2010'da, Çırağan Sarayı'nda, düzenlenen 23. Uluslararası Tüketici Zirvesi'nin finalinde “TÜKETİCİ 2010 KALİTE ÖDÜLÜ”nü Tüketici Akademisi Genel Başkanı Fahri Ustaoğlu’ndan alan BIOXCIN Marka Müdürü Hakan Ünsal; “BIOXCIN’in kendi alanında tüketici beklentilerine en iyi yanıt veren ve kalitesine en çok güvenilen marka olarak seçilmesinden gurur duyduğunu” söyledi.

Kalitesine en güvenilen marka BIOXCIN
İçeriğindeki vitamin ve mineral desteği sayesinde saç dökülmesini engelleyen BIOXCIN serum ve şampuan, aynı zamanda saçları geri kazandırıyor. BIOXCIN’in etken maddeleri tamamen bitkisel kaynaklı BIOCOMPLEX B11’den oluşuyor. BIOCOMPLEX B11 içeriğinde bulunan çinko, magnezyum, potasyum, demir gibi mineraller ile A, B1, B2, B5 VE B9 vitaminleri sayesinde saçın ihtiyaç duyduğu tüm besinleri sağlıyor. BIOXCIN’in klinik testleri İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı ve Almanya’nın önde gelen bağımsız Medikal Araştırma Kurumu Dermatest tarafından yapılıyor. Klinik testlerde katılımcıların yüzde 90’ında saç dökülmesinin önlendiği, yüzde 80’inde ise saç sayısında artış olduğu gözleniyor.
18-03-2010
   

Herkese Sağlık mart sayısında obeziteye neşter vuruyor!

Herkese Sağlık dergisi, mart ayında yayımladığı beşinci sayısında çağımızın en büyük hastalıklarından biri olan obeziteye neşter vuruyor. Bu hastalıkla mücadele başvurulan cerrahi yöntemlere de sayfalarında geniş yer veren Herkese Sağlık, aşırı şişmanlık cerrahisine ve kullanılan yöntemlere dair okurlarını bilgilendiriyor.

Sağlık konusunda önemli bir rehber niteliği taşıyan ve ilk sayısından itibaren büyük beğeni ve ilgi toplayan Herkese Sağlık dergisi, beşinci sayısında obezite yani aşırı şişmanlığa odaklanıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yüzde 22,3’lük bir oranla konunun ciddi boyutlara vardığı ABD oranlarına (yüzde 32,2) yaklaşan Türkiye’de konuya dair bilinç yaratmayı hedefleyen Herkese Sağlık, obezitenin nedenlerini ve bu hastalıkla mücadelede uygulanan cerrahi yöntemleri detaylı bir şekilde sayfalarına taşıyor.

Çağın belki de en büyük salgın hastalığı olarak nitelendirilen obezitenin cerrahi tedavisinin 1950’li yıllardan beri uygulanmakta olduğuna işaret eden dergi, söz konusu tedavi yöntemlerinin kimlere uygulanıp uygulanamayacağı konusunda da okurlarını aydınlatıyor. Neden cerrahi tedavi sorusunu da yanıtlayan Herkese Sağlık, obezite cerrahilerinin taşıdığı riskleri ve böyle bir tedaviye başvuracak kişilerin dikkate alması gereken unsurları da açıklıyor.

Yine Dünya Sağlık Örgütü’nün üç yıl önce yaptığı “önlem alınmazsa 2010 yılında Avrupa’nın en şişman ülkesi Türkiye olacak” tahminine karşılık Sağlık Bakanlığı tarafından alınan önlemler de, “Türkiye Şişmanlıyor” başlığıyla okurlara sunuluyor.
15-03-2010
   

Estetik meme ameliyatları erkekler arasında da hızla artıyor…

Aşırı şişmanlık veya hormonal sebepler nedeniyle büyüyen ve sarkan erkek memeleri liposuction ile alınıp yerine kaslı bir bölge oluşturuluyor.
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, günümüzde estetik cerrahinin sunduğu imkânlarla bir insanı adeta baştan aşağı yenilemenin mümkün olduğunu söyleyerek, günümüzde kadın veya erkeklerin; güzel, genç ve dikkat çekici görünmek için estetiğin tüm imkânlarından yararlandığını ifade etti.
Erkeklerde en fazla yapılan ameliyatın, tıpkı kadınlarda da olduğu gibi buruna uygulanan estetik olduğunu açıklayan Kışlaoğlu, “genelde genç kesim yani 18- 25 yaş grubu erkekler, burun ameliyatı yaptırır. Mevsimsel olarak bakıldığında ise, erkeklerde en fazla istenen ameliyat jinekomasti yani meme büyümesi ameliyatıdır” dedi.
Erkeklerin memeleri neden büyür?
“Bunun birçok nedeni vardır. En önemlisi hormonal nedenlerden kaynaklanan meme büyümesidir. Başta östrojen ve progesteron olmak üzere hormonlar meme dokusunun karmaşık biyolojik denetimini yönetmektedirler. Erkeklik hormonları ise östrojenin meme dokusu üzerindeki etkilerini engellemektedir. Özellikle ergenlik çağından sonra, genç erkekler bu sorundan oldukça şikayetçidir. Bu nedenle ameliyat edilmeden önce hormon tetkikleri yapılarak, bunlarla ilgili östrojen hormonu daha fazla üretiliyorsa, öncelikle onlar tedavi edilmelidir.”
“Diğer neden ise geçirilen bazı hastalıklardır. Siroz gibi ağır karaciğer bozuklukları olan hastalarda meme büyümesi oldukça sık görülür. Bazı ilaçlar da hormonları etkileyerek jinekomastiye neden olabilir.Örneğin; bir zamanlar çok kullanılan mide ilacı (cimetidin) jinekomasti yapabilir. Aşırı şişmanlığa bağlı olarak ortaya çıkan meme büyümesi en çok karşılaşılan durumlardandır. Şişmanlık yani kötü beslenme koşullarına bağlı jinekomasti her yaşta görülebilmektedir. Örneğin vücut yapısı normal olan bir erkeğin vücut çalışması sonunda aldığı kilo artmış veya ani olarak azalmışsa bu bölgelerde, aniden yağdan zengin bir meme oluşumu görülür.”

Erkekte jinekomasti ameliyatını nasıl yapılır?
Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, jinekomasti ameliyatının, plastik cerrahın veya hastanın seçimine bağlı olarak genel veya lokal anestezi altında, günlük cerrahi ameliyat olarak uygulanan bir girişim olduğunu belirterek, “Eğer büyüyen meme bezi yumuşak ve yağlı ise sadece liposuction yeterli olabiliyor” diye konuştu. “Ama sert ve büyük jinekomastilerin açık teknik ile çıkarılması gerekiyor. Meme ucunun altında, daire ile renkli kısmın birleşme hattında yarım daire şeklinde bir kesik yapılıyor ve meme bezi buradan çıkarılıyor. Gerekiyorsa liposuction da yapılabilir.” Son dönemde keserek almak yerine, içeride yağ ve meme dokusunu eritip almak daha iyi çözüm sağlanan yöntemlerden olduğunu açıklayan Kışlaoğlu, ultrason ya da lazer ışınlarıyla o bölgedeki yağı ve meme dokusunu eritip, sonra enjektörle erimiş yağı alınarak uygulandığını ifade etti.
Uygulama süresi ve günlük hayata dönüş…
“Operasyon süresi ortalama bir saat, ağrılı bir ameliyat olmadığından hastanede yatmayı gerektirmiyor. Hastalar 1-2 gün içinde normal hayatına dönebilir, hasta aynı gün evine gider ve ertesi gün çalışmaya başlayabilir. Erken dönemde morluk ve şişlik, ameliyat bölgesinde uyuşukluk hemen her hastada görülen rahatsızlıklardır. Fakat bir haftadan sonra morluklar geçer. Jinekomasti düzeltilmesi fazla ağrılı bir işlem değildir. Basit ağrı kesicilerle ağrı engellenir. Ancak tenis, yüzme gibi göğüs adalelerinin fazla kullanıldığı sporlara geçici bir süre ara vermek gerekir. Jinekomasti ameliyatıyla meme dokusunun alınmasının zararı veya yan etkisi yoktur. Hastaların görünümünü bozan bu fiziksel problemi ortadan kaldırıldığından dolayı sosyal hayatında kendine güveni artar.”
Sarkmalar Oluşmaz…
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu en sık karşılaşılan sorulardan olan sarkma problemi için şöyle konuştu; “Erkeklerin derileri daha sıkıdır. O bölgelerde pek sarkma olmaz. Bir-iki ayda tamamen deri toplar. İlk bir haftadan sonra şişlik gider. Ameliyattan sonra aşırı kilo alınmadığı sürece göğüslerde büyüme görülmez.”
Hormonal ya da şişmanlık kaynaklı meme dokusu bozulmaları için aynı mı yoksa farklı tedavi mi uygulanır?
“Tedavide küçük farklılıklar olabilir. Daha ileri yaşta, yağdan zengin olan meme dokusunda, sadece liposuction yaptırmak büyük oranda yeterlidir. Ama daha erken yaşlarda jinekomasti de, liposuction da yetmeyebilir. Bu durumda, meme dokusunun çıkartılması gerekebilir.”
Erkek memelerini küçültüp kas oluşturmak…
Bu işlemle erkek memelerini küçülttüklerini belirten Kışlaoğlu, “Ancak kişi kas istiyorsa, bunu kendisi spor yaparak gerçekleştirmelidir” diye konuştu. “Meme dokusunun arkasında zaten kas vardır. Ayrıca isteğe bağlı olarak ileri düzeyde kas görüntüsü veren protezler de konabilir. Bu silikon protezler kollara, meme bölgesine, sırta ya da vücudun diğer kas görüntüsü veren bölgelerine uygulanabilir, baldırlara da konabilir.”
Meme büyümesinin erkeklerde psikolojik olarak sıkıntı yarattığını söyleyen Prof Dr. Erol Kışlaoğlu, bu operasyonla çok iyi sonuçlar elde ettiklerini belirtti.
Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı


12-03-2010
   


Hava Durumu, İETT Otobüs Tarifesi, Deniz Otobüsü Tarifesi, Taksi Durakları
Önemli Telefonlar, Telefon Kodları ( şehirler ), Telefon Kodları ( ülkeler ), Para Birimleri, Futbol Takımları, Federasyonlar


WEBİNDEKS bir  Aygün Dış Tic. Ltd. Şti. markasıdır. ©2005-2010  mail: